AfD’de bir skandal daha: Göçmen karşıtı o isim geri döndü

Gamze

Yayın: 18 January 2026

Okuma süresi: 4 dakika, 35 saniye

AfD’nin eski basın sözcüsü Christian Lüth, altı yıl önce yol açtığı büyük skandalın ardından yeniden Bundestag’da görev yapıyor. Lüth’ün bir süredir hükümet bölgesinde görülmesinin nedeni, artık birden fazla AfD milletvekili için çalışıyor olması.

Göçmen karşıtı isim yeniden AfD için çalışıyor

Tagesschau’nun haberine göre, yaklaşık iki yıldır Bundestag’da “bilimsel danışman” sıfatıyla görev yaptığını söyleyen Lüth’ün geri dönüşü, parti içinde dikkat çekiyor. Zira Lüth, 2019 yılında AfD tarihinin en büyük skandallarından birinin merkezindeydi. Pro7 kameralarına yansıyan görüşmede Lüth, göçmenlerin Almanya’ya alınabileceğini, sonrasında ise hepsinin vurulabileceğini ya da gazla öldürülebileceğini söylemişti. Ayrıca “Almanya ne kadar kötü giderse AfD için o kadar iyi olur” demişti.

Bu sözlerin kamuoyuna yansımasının ardından AfD, Lüth’ün görevine son vermişti. Lüth o dönem açıklamasında ifadelerini “iğrenç ve affedilemez” olarak nitelendirmişti. Bugün ise bu sözlerin “özel bir konuşmada, kendisine tuzak kurularak” alındığını, ironik olduğunu ve düşüncelerini yansıtmadığını savunuyor. Kovulmasının ardından kendi beyanına göre bir puro ticareti kurduğunu ve bu işi hâlâ sürdürdüğünü belirtiyor.

Bu haber dikkatinizi çekebilir: AfD’li vekil, Hitler selamı vermekle suçlandı

Birden fazla milletvekili için çalışıyor

Christian Lüth şu anda AfD’li Bundestag milletvekili Jan Wenzel Schmidt için çalışıyor. Schmidt, Saksonya-Anhalt eyalet teşkilatında süren sert bir iç çekişmenin odağında bulunuyor. Eyalet yönetimi, Schmidt’in partiden ihraç edilmesini istiyor. Schmidt ise eyalet yönetimindeki bazı üyelerin usulsüzlüklerini kamuoyuna açıklamakla tehdit etmişti.

Lüth’ün çalıştığı tek isim Schmidt değil. Bavyera’dan AfD milletvekili Reinhard Mixl de Christian Lüth’ün 1 Aralık 2025’ten bu yana kendisi için basın çalışması yürüttüğünü doğruladı. Mixl, Lüth’ün düşük ücretle çalıştığını, kendisine tavsiye edildiğini ve mesleki deneyiminin ikna edici olduğunu söyledi. Mixl ayrıca Lüth’ün geçmişteki skandal açıklamalarından haberdar olmadığını ifade etti.

AfD Meclis Grubu içinde rahatsızlık

Lüth’ün Bundestag’a dönüşü, AfD Meclis Grubu içinde rahatsızlık yaratıyor. Çok sayıda milletvekili, eski basın sözcüsünün yeniden parti adına Meclis koridorlarında bulunmasını kabul edilemez buluyor. Kamuoyu önünde konuşmak istemeyen bir milletvekili, Lüth’ü “skandal figürü” olarak tanımladı ve aynı kaynak, Jan Wenzel Schmidt’in ofisinde neredeyse sabıkasız çalışan bulunmadığını da iddia etti.

Başka bir grup üyesi ise Schmidt’in Lüth’ü özellikle basın bağlantıları nedeniyle tercih ettiğini, süregelen parti içi çatışmada gazetecilere yıpratıcı bilgiler sızdırmak amacıyla bu ilişkilerden faydalanmak istediğini düşünüyor.

Christian Lüth’ün AfD içinde ve çevresinde hâlâ geniş bir ilişki ağı bulunuyor. Parti genel merkezinin kuruluşunda yer alan Lüth, uzun yıllar Alexander Gauland’a yakın bir isimdi ve hem parti hem de Meclis Grubu adına basın sözcülüğü yaptı. Kassel Üniversitesi’nden AfD uzmanı Prof. Wolfgang Schröder, Lüth’ü “hareketli ve etkili bir aktör” olarak tanımlıyor.

Meclis Grubu yönetimi sorumluluk almadı

AfD Meclis Grubu yönetimi ise konuya mesafeli yaklaşıyor. Parti Eş Genel Başkanı Alice Weidel’in ofisinden yapılan açıklamada, milletvekili ofislerindeki personel alımlarının tamamen ilgili milletvekilinin sorumluluğunda olduğu belirtilerek, “Bundestag Meclis Grubu’nun bu konuda herhangi bir etkisi veya bilgilendirme yükümlülüğü yoktur” denildi.

Bu yaklaşım hukuki olarak Alman Anayasası’nın 38. maddesine dayanıyor. Söz konusu maddeye göre milletvekilleri “emir ve talimatlara bağlı değildir ve yalnızca vicdanlarına karşı sorumludur”, ancak Prof. Schröder’e göre hukukun ötesinde siyasi bir sorumluluk söz konusu. Schröder, Meclis Grubu yönetiminin devreye girerek Lüth’ün bu görevleri üstlenmemesi yönünde girişimde bulunması gerektiğini savunuyor. Ona göre bu durum AfD için itibar kaybına yol açıyor ve parti “kendi ayağına sıkıyor.”

AfD’de nitelikli personel sorunu

Schröder, AfD’nin daha temel bir sorunla karşı karşıya olduğunu da vurguluyor. Partide birçok pozisyonun nitelikli çalışanlarla doldurulamadığını belirten Schröder, “Hem sabıkasız hem de belirli siyasi pozisyonları savunmaya hazır yeterince insan yok. Bu nedenle elde olanlara yönelmek zorunda kalıyorlar” diyor.

Christian Lüth ise geleceğine dair bir kaygı taşımadığını söylüyor. Jan Wenzel Schmidt’in parti içi ihraç sürecinin sonunda AfD’den ayrılmak zorunda kalsa bile milletvekilliğini sürdüreceğini belirten Lüth, Schmidt’in “demokratik yollarla seçilmiş bir milletvekili” olduğunu vurguluyor. Ayrıca, Bundestag’daki çalışmalarının yanı sıra puro ticaretini de devam ediyor.

Yaklaşan etkinlikler