Almanya’da iltica tablosu değişiyor! Taliban detayı

Gamze

Yayın: 8 April 2026

Okuma süresi: 2 dakika, 46 saniye

Paylaş:

Almanya’da 2026 yılının ilk üç ayında yapılan ilk sığınma başvurularında dikkat çekici bir gerileme yaşandı. Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’nin (BAMF) Nürnberg’de yaptığı açıklamaya göre, ocak–mart döneminde 22.491 kişi ilk kez sığınma talebinde bulundu. Bu sayı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 37,8’lik bir düşüşe işaret ediyor.

Almanya’da iltica başvuruları ve ülke dağılımları

BR24’ün haberine göre, takip başvurularının da eklenmesiyle birlikte yılın ilk çeyreğinde toplam başvuru sayısı 32.833 oldu. Başvuru sahipleri arasında Afganistan vatandaşları 12.363 kişiyle ilk sırada yer aldı. Suriye’den 3.245, Türkiye’den ise 2.649 kişi başvuru yaptı. Ayrıca 3.722 başvurunun Almanya’da doğan çocuklar adına gerçekleştirildiği bildirildi.

(İlk başvuru: İlk kez yapılan iltica talebi
Takip başvurusu: Daha önce yapılan başvuru reddedildikten sonra veya süreç kapandıktan sonra yapılan ikinci/sonraki başvurudur)

Karar sayısı azaldı, süreçler uzadı

Yetkililer, aynı dönemde 73.384 başvuru hakkında karar verildiğini açıkladı. Bu rakam, geçen yılın ilk üç ayına göre yüzde 12,9 daha düşük. Koruma oranı yüzde 38 seviyesinde kalırken, başvuruların sonuçlanma süresi ortalama 11,3 ay olarak kaydedildi.

Afgan kadınlardan takip başvurularında büyük artış

BAMF verilerine göre, Afganistan vatandaşlarının yaptığı takip başvurularında özellikle kadınlar öne çıkıyor. Ocak–mart 2026 döneminde Afganlara ait 6.406 takip başvurusu kaydedildi. Bu sayı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 569,4 gibi çok yüksek bir artış anlamına geliyor.

Kurum, Taliban’ın yönetimi ele geçirmesinden sonra Afganistan’da kadın ve kız çocuklarının koşullarının ciddi şekilde kötüleştiğine dikkat çekti. 2021’de uluslararası güçlerin çekilmesinin ardından iktidarı devralan Taliban’ın uygulamaları, kadın haklarını giderek daha fazla kısıtlıyor.

Yeni düzenlemelerin kadınlara yönelik keyfi cezaların ve şiddetin önünü açtığı belirtilirken, bazı durumlarda erkeklere eşlerine karşı “düzeltici” şiddet uygulama imkânı tanındığı ifade ediliyor. Kadınların maruz kaldıkları kötü muameleyi ise sıkı kurallar altında, çoğu zaman bir erkek refakatçi eşliğinde kanıtlamak zorunda bırakıldığı aktarılıyor.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, ülkeyi kısa süre önce “insan hakları mezarlığı” olarak nitelendirdi.

Yaklaşan etkinlikler