Artan küresel gerilimler ve belirsizlikler, Avrupa Birliği’ni (AB) yeni bir adım atmaya yöneltti. Avrupa Komisyonu, tüm üye ülke vatandaşlarına en az 72 saat yetecek bir “acil durum kiti” hazırlamaları çağrısında bulundu. Bu çağrı, yalnızca bir öneri değil; AB’nin “Hazırlıklı Olma Stratejisi”nin temel bir parçası olarak sunuluyor.
Peki bu acil durum kiti neden önemli? İçinde neler olmalı? Hangi kriz senaryolarına karşı hazırlık yapılıyor? Tüm detaylarıyla bu yazımızda anlatıyoruz.
AB neden 3 günlük acil durum kitini zorunlu kılmak istiyor?
Avrupa Komisyonu’nun açıklamasına göre, kitin amacı, olası silahlı saldırılar, doğal afetler, pandemiler ve siber tehditler gibi farklı senaryolara karşı her hanenin minimum düzeyde kendi kendine yetebilmesini sağlamak. COVID-19 pandemisi sürecinde yaşanan panik alışverişleri ve market raflarının boş kalması, bu hazırlığın önemini bir kez daha ortaya koymuştu.
Komisyonun Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “AB’de tehditler büyüdü, dolayısıyla biz de daha büyük düşünmeliyiz. Tehlike anında ne yapılacağını bilmek, insanları panikten korur” diyerek bireysel hazırlığın toplum genelinde istikrar sağlayabileceğini vurguladı.
Acil durum kitinde neler bulunmalı?

Avrupa Komisyonu’nun önerdiği “dayanıklılık kiti” şu temel unsurları içermeli:
- 3 gün yetecek gıda ve içecek
- İlaçlar (temel sağlık ihtiyaçları için)
- Su geçirmez kibrit veya çakmak
- Radyo (pilli veya el dinamosu ile çalışan)
- Kimlik belgeleri (pasaport, nüfus cüzdanı)
- Çok amaçlı alet (örneğin İsviçre çakısı)
- Hijyen ürünleri, el feneri, yedek piller vb.
Ayrıca bireylerin bir evsel acil durum planı oluşturması ve bu kitleri düzenli olarak güncellemesi öneriliyor. AB bu doğrultuda her yıl bir “Hazırlık Günü” düzenleyerek farkındalık yaratmayı planlıyor.
Bu sistemi hangi ülkeler uyguluyor?
Avrupa Komisyonu, bu stratejiyi İskandinav ülkeleri ve İsviçre’den örnek alarak geliştirdi. Örneğin: İsviçre, nükleer santrale 50 km mesafede yaşayan herkese iyot tableti dağıtıyor. Ülke çapında gıda, yakıt ve ilaçlardan oluşan ulusal acil durum stokları tutuluyor. Her vatandaşın bireysel 3 günlük stok bulundurması teşvik ediliyor. Bu sistem, sadece hükümetin değil, halkın da krizlere karşı organize olmasını sağlıyor.
Almanya’da hazırlıklar hızlanıyor
Almanya da kendi içinde kriz hazırlıklarını artırıyor. 2024 yılında alınan kararla, kamuya açık sığınak ağı yeniden etkinleştirilecek ve savunma harcamalarını artırmak üzere 500 milyar euroluk bir fon oluşturulacak. Bu gelişmeler, ülkenin sadece ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal dayanıklılığını da güçlendirmeye yönelik hamleler olarak görülüyor.