CDU’lu Milletvekili Serap Güler, şansölye koltuğuna geçmesi beklenen Friedrich Merz’in kabinesinde göçmen kökenli bireylere yer verilmesi gerektiğini ifade etti.
23 Şubat seçimlerinin ardından koalisyon görüşmeleri devam ediyor. CDU/CSU ve SPD arasında görüşmeler tüm hızıyla devam ederken, Paskalya dönemine kadar hükümetin kurulması bekleniyor.
Serap Güler’den kabinede çeşitlilik talebi
Anlaşmaya varılmasının ardından da Friedrich Merz’in, Olaf Scholz’dan şansölyelik koltuğunu devralması bekleniyor. Yeni hükümet ve yeni yönetim hedefleri ile çalışmalar devam ederken, CDU’lu Milletvekili Serap Güler’den, oluşacak yeni kabinede daha fazla göçmen kökenli bireye yer verilmesi yönünde talep geldi.
“Von der Leyen haklıymış”
Stern dergisine açıklamalarda bulunan CDU’lu vekil Serap Güler, geçmişte kadın kotası uygulamalarına tepki gösterdiğini ancak şu anda bu uygulama konusunda fikrinin değiştiğini söyleyerek, “Genç bir kadınken Ursula von der Leyen’in ‘cam tavan’ söylemlerini küçümsemiştim. Ama bir noktada fark ettim ki meğer haklıymış” açıklamasını yaptı. Fikrinin değişmesi ile birlikte 2022’de kadın kotası lehine oy kullandığını söyleyen siyasetçi, “Umarım göçmenlik konusunda da kadın kotasında yaşadığım tecrübeyi yaşamak zorunda kalmam” dedi.
“Unutamadığı anısını paylaştı”
2009 yılında CDU’ya katıldığında Kuzey Ren-Vesfalya teşkilatında göçmen kökenli olan çok az sayıda insan olduğunu söyleyen Güler, bu durumun artık değiştiğini fakat yeterli olmadığını belirterek, “Bizde işler Yeşiller’de olduğu kadar hızlı ilerlemiyor” dedi.
2012 yılında ilk seçim kampanyası döneminde yaşadığı olayı unutamadığını söyleyen Güler, “Bir üye bana, ‘Kendinizi tanıtmanız hoşuma gitti ama isminiz Alman gibi gelmiyor. Hangi dine mensupsunuz?’ dedi. Müslüman olduğumu söyleyince, ‘Peki ne zaman din değiştiriyorsunuz?’ dedi, o anı asla unutmam” ifadelerini kullandı.
“Birçok göçmen, daha sert bir iltica politikası istiyor”
Göçmenlerin katı bir iltica politikası talep ettiğini söyleyen Güler, “Pek çok göçmen için artık adaletsizlik duygusu baskın. Çabalayıp kendilerini kanıtlamak zorunda kalırken, yeni gelenlere her şey çok kolay sunuluyor. Birçok göçmen, daha sert bir iltica politikası istiyor” dedi.
AfD’nin de artık göçmenler tarafından bir seçenek olarak görüldüğünü belirten siyasetçi, “Bunu özel sohbetlerde sıkça duyuyorum: Bunlar işveren, kendi emeğiyle bir yerlere gelmiş insanlar ve bu kişiler CDU’ya, çok fazla insanı ülkeye aldıkları gerekçesiyle suçlama yöneltiyor, tıpkı tipik bir AfD seçmeni gibi” açıklamasında bulundu. Böyle tepkiler aldığı zaman karşı tarafa, “Senin aklın başında mı? Kökenin, inancın, ismin yüzünden bir sonraki sınır dışı edilecek kişi sensin” yanıtını verdiğini de belirtti.
“Kim demiş göçmen kökenli insanlar ırkçı olamaz diye?”
Güler, Türk toplumunda da Arap mültecilere karşı “büyük önyargılar” olduğunu söylerken, “Alman çoğunluk toplumu, bu insanların benzer kültür çevrelerinden geldiğini düşünebilir” dedi ve Türklerin bu bağlamda kendilerini çoğu zaman Araplardan üstün gördüğünü ifade ederek, “Kim demiş göçmen kökenli insanlar ırkçı olamaz diye?” açıklamasında bulundu.