Almanya’da en çok Türk ve Arap öğrenciler ayrımcılığa uğruyor

Gamze

Yayın: 5 Mart 2026

Okuma süresi: 3 dakika, 32 saniye

Almanya’da gerçekleştirilen yeni bir araştırma, Almanya’da en çok Türk ve Arap çocuklara ayrımcılık yapıldığını ortaya koydu. Çalışma, özellikle göçmen kökenli öğrencilerin ırkçı ayrımcı uygulamalarla daha sık karşılaştığını gösteriyor.

Almanya’da en çok Türk ve Arap öğrencilere ayrımcılık var

DW Türkçe’nin haberine göre, Sivil toplum kuruluşu Mediendienst Integration tarafından hazırlanan araştırma raporu çarşamba günü kamuoyuna sunuldu. Raporda, ayrımcılıktan en çok etkilenen grubun, ailesi Türkiye’den ya da Arapça konuşulan ülkelerden göç etmiş öğrenciler olduğu belirtildi. Araştırma sonuçlarına göre Türk ve Arap kökenli öğrenciler, aileleri Polonya, eski Sovyetler Birliği ülkeleri veya eski Yugoslavya’dan gelen akranlarına kıyasla kişisel ayrımcılık yaşadıklarını çok daha sık ifade ediyor. Ayrıca erkek öğrencilerin, kız öğrencilere göre kendilerini daha fazla ayrımcılığa maruz kalmış hissettikleri de dikkat çeken bulgular arasında yer alıyor.

Raporda, geniş veri setlerine dayanan çok sayıda çalışmanın bir araya getirilmesiyle kapsamlı bir değerlendirme yapıldığı belirtildi. Katılımcıların büyük bölümü kişisel olarak ayrımcılıkla nadiren ya da hiç karşılaşmadığını ifade etse de araştırmacılar bunun sorunun ortadan kalktığı anlamına gelmediğini vurguladı. Araştırmacılara göre ayrımcılık deneyimi özellikle çoğunluk grubuna ait olmadığı düşünülen gençleri etkiliyor ve ırkçı ayrımcılık çoğu zaman açıkça bu şekilde adlandırılmadan yaşanabiliyor. Araştırmacılar, bu duruma ilişkin “tehlikenin geçtiği anlamına gelmemesi gerektiğini” uyarısında bulundu.

Bu haber dikkatinizi çekebilir: Ev ararken Alman olmayanlar baştan eleniyor

Ten rengine dayalı ayrımcılık öne çıkıyor

Berlin Göç ve Entegrasyon Araştırmaları Enstitüsü’nden uzmanlar Aileen Edele ve Sophie Harms, farklı araştırmaların da ayrımcılığın çoğu zaman ten rengine bağlı olarak ortaya çıktığını gösterdiğini belirtiyor. Araştırmacılar ayrıca Sinti ve Roman topluluklarına yönelik güçlü önyargıların hâlâ varlığını sürdürdüğüne dikkat çekiyor.

Uzmanlar, bu tür deneyimlerin öğrencilerin kendilik algısını ve psikolojik durumunu olumsuz etkileyebileceğini vurgulayarak, “Tüm öğrencilerin ayrımcılıktan uzak bir okul eğitimi alma hakkı vardır” ifadelerini kullandı.

Ayrımcılık eğitim yolunu da etkiliyor

Araştırma, ayrımcılığa maruz kalan öğrencilerin lise eğitimine daha az devam ettiğini ve Almanya’da üniversiteye geçiş sağlayan üst düzey lise diploması Abitur’u tamamlama oranlarının daha düşük olduğunu ortaya koyuyor.

Bazı çalışmalar, bu durumun nedenlerinden birinin öğretmenlerin zaman zaman benzer başarıları farklı değerlendirmesi olabileceğini gösteriyor. Rapora göre öğretmen tutumları, göç geçmişi bulunan öğrencilerin kendilerine olan güvenini zayıflatabiliyor ve yeterli destek görmemelerine yol açabiliyor.

Raporda ayrıca göçmen ailelerin ana dillerine yönelik ilginin yetersizliği de eleştiriliyor. Birçok okulda bu dillerin yabancı dil olarak öğretilmesi hâlâ istisna kabul edilirken, anadil eğitimi imkânları eyaletlere göre büyük farklılık gösteriyor. Hatta bazı okullarda öğrencilerin ana dillerini kullanmasının tamamen yasaklandığı da belirtiliyor.

Araştırmacılar, “Elbette Almanca öğrenimi için de yeterli fırsatların sunulması şart” değerlendirmesinde bulunuyor. Rapora göre Almanya’daki öğrencilerin yaklaşık yüzde 40’ının göç geçmişi bulunuyor.

Yaklaşan etkinlikler