Almanya’da Alzheimer tedavisi için yeni bir umut ortaya çıkmış olabilir. Çok sayıda insan Alzheimer ile karşı karşıya kalıyor ve hastalığın etkin bir tedavisi bulunmuyor. Ancak tedaviye dair önemli bir gelişme söz konusu olabilir.
Almanya’da Alzheimer tedavisi başlıyor
Etkin maddesi Lecanemab olan Leqembi, büyük bir umut kaynağı olarak görülüyor ve 1 Eylül 2025’ten itibaren Alzheimer tedavisinde kullanılmaya başlanacak. Hastalığı tamamen iyileştirmese dahi erken evrede ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bremen Ost Kliniği’nden nörolog Thomas Duning, “Bu gerçek bir dönüm noktası. Çünkü ilk kez hastalığa doğrudan etki eden, onu değiştiren bir yaklaşım var” dedi.
Lecanemab nasıl etki ediyor?
ZDF’nin haberine göre, Lecanemab, antikor temelli bir ilaç. Alzheimer’ın tipik özelliği olan Amiloid-beta plaklarının öncül formunu beyinde tanıyor ve ona bağlanıyor. Bağışıklık sistemi harekete geçerken, mevcut plakları yok ediyor ve yenilerinin oluşmasına engel oluyor. Bu plaklar, beynin sinir hücrelerine zarar vererek, beyin hücrelerinin ölümüne sebep olmakla ilişkilendiriliyor.
Almanya’da Alzheimer hastası sayısı 1 milyon
Almanya’da yaklaşık bir milyon Alzheimer hastası var. Ancak bunların sadece yüzde 1’i ilaç için uygun. Çünkü Lecanemab yalnızca çok erken evredeki Alzheimer hastalarına yardımcı oluyor. Bunu tespit etmekse oldukça zor. Mannheim’daki Merkezi Ruh Sağlığı Enstitüsü’nden gerontopsikiyatrist Lutz Frölich, ilacın piyasaya çıkmasıyla birlikte aile hekimlerine büyük sorumluluk düştüğünü vurgulayarak, “Artık eskiden olduğu gibi hafif belirtileri göz ardı edemezler. Daha geniş ve yoğun bir tanı yapmak zorundalar” dedi.
Hangi hastaların Lecanemab alabileceği bireysel olarak belirleniyor. Bunun için Alzheimer’a özgü beyin birikimlerinin kanıtlanması gerekiyor. Bu da ya bel sıvısı analizi ile ya da özel görüntüleme yöntemleri ile yapılabiliyor.
İlaç tedavisinin yan risklerinin azaltılması için sadece belli genetik özelliklere sahip hastalara tedavi uygulanıyor. Yan etkilere bakacak olursak; hastaların dörtte birinde üşüme, bulantı ve deri döküntüsü görülüyor. Yüzde 13’te sınırlı beyin ödemi oluşurken, yüzde 17’sinde küçük çaplı beyin kanaması, yüzde 3’ünde baş ağrısı, görme bozukluğu, kafa karışıklığı, yüzde 0.7’sinde büyük beyin kanamaları ve ciddi nörolojik semptomlar görüldü.
Sağlık sistemi hazır değil
Almanya’da Alzheimer için tedavi hedefleniyor ancak sağlık sistemi henüz bunun için tam olarak hazır değil. Özellikle serbest çalışan nörologlar aşırı yük altında. Sağlık sisteminin mevcut sağlık yapıları, bu tedavinin uygulanması için yetersiz. Çünkü uzmanlara göre hastanelere genellikle yatılı tedavi alan hastalar yönlendiriliyor, ayakta tedavi ise genellikle serbest hekimlere bırakılıyor. Fakat bilim insanları, süreç ilerledikçe Alzheimer tedavisinde daha etkili olunacağına da inanmayı sürdürüyor.