Almanya’da bir öğrenci, ana dilini konuştuğu için ceza aldı

Gamze

Yayın: 25 Ağustos 2025

Okuma süresi: 2 dakika, 12 saniye

Almanya’da bir okulda, Almanca yerine ana dilini konuşan bir öğrenci, öğretmeni tarafından cezalandırıldı. Öğrenci, ceza olarak defterine, “Ich spreche Deutsch in der Schule” (Ben okulda Almanca konuşuyorum) cümlesini 60 kez yazmak zorunda kaldı.

Öğretmenlik yapan ve ırkçılık karşıtı topluluk üyesi Gina Waibel, “Frau Waibel” kullanıcı adıyla bu olayı sosyal medya hesabında paylaşarak, 2020 yılında Baden-Württemberg’de yaşanan olayın bir benzerinin meydana geldiğini vurguladı.

Almanya’da öğrenciye ceza

Yaptığı paylaşımda Waibel, “Almanya’da resmi dil Almanca. Siz istiyorsunuz ki biz Almanca konuşalım, okullar Almanca dilinde hizmet verir. Bu öğrenciler şimdi kesinlikle Almancaya inanılmaz derecede heveslenmiştir” diyerek, verilen cezaya tepki gösterdi.

Almanya'da öğrenciye ceza: 60 kez yazdı


“Dil baskıyla değil, olumlu dil deneyimiyle öğrenilir”

Dil yasaklarının Almanca öğrenme konusunda hiçbir olumlu etkiye sahip olmadığını belirten Waibel, “Dil baskıyla değil, olumlu dil deneyimiyle öğrenilir” dedi.

Başka bir dilde konuşan kişilerin, o dili bilmeyenler hakkında kötü konuşabilecekleri yönündeki söylemleri de değerlendiren Waibel, “Bu bir suçlama ve kriminalize etme biçimi. Dürüst olalım, eğer sizin hakkınızda konuşmak isterlerse, bunu Almanca fısıldayarak da yapabilirler. Buradaki sorun dil değil, davranış! Hepimiz birbirimizi anlamak istiyoruz ama Almanca zorunluluğu, birlikte yaşamayı teşvik etmez. Tam tersi, hiyerarşi yaratır” dedi.

“Mesele prestij diller değil Arapça, Türkçe ve Arnavutça”

Dillere göre ayrımcılık uygulandığını, bazı çocukların kendi ana dilini konuşması yasaklanırken, bazılarının ise rahatlıkla konuşabildiğini ifade eden Waibel, “Belli bir grup her zaman her şeyi anlama hakkına sahip olur, diğerleri ise olmaz. Böylece farklar pekiştirilir ve gerçek katılım hiçbir zaman sağlanmaz. Beyaz Alman çocuklar, ‘Benim dilim her şeyden önce gelir’ düşüncesini öğreniyor. Onlar ‘benim her şeyi her zaman anlama hakkım var’ diye büyüyor. İşte bu hiyerarşidir. Dürüst olalım, sizce öğretmenler çocuklara Fransızca konuşmayı ya da İngilizce konuşmayı yasaklar mıydı? Mesele hiçbir zaman bu prestij diller olmaz. Mesele Arapça, Boşnakça, Türkçe ve Arnavutça… İşte bu ırkçılıktır” açıklamasını yaptı.

211221 DigitalBannerAds VasistdasWebsite 1125x150 MG

“Tüm diller eşit derecede değerli sayılmaz”

“D’accord” kelimesini kullananların zeki, “Tamam” kelimesini kullananların ise kaba sayılmasının dilsel gerçeklik değil sadece toplumsal bir güç yapısını gösterdiğini belirten öğretmen, “Tüm diller eşit derecede değerli sayılmaz. Bunu sorgulamak, ırkçılık karşıtı ve güç ilişkilerini eleştiren eğitim çalışmalarının bir parçasıdır. Hayal etsenize; isminiz, kökeniniz, dininiz ve diliniz yüzünden yapısal olarak dezavantajlısınız. Her gün toplum tarafından, yapılar tarafından dezavantajlı duruma düşürülüyor ve dışlanıyorsunuz. Sadece olduğunuz kişi olduğunuz için. Peki o zaman beyaz Almanların birkaç dakikalığına bir konuşmayı anlamadıklarında dışlanmış hissetmeleri de çok saçma değil mi? İşte Beyaz Gözyaşları tam da bu” dedi.