Almanya’da hükümet, kiracıyı koruyan düzenlemeyi hayata geçirmeyi planlıyor.
Almanya’da Birlik partileri (CDU/CSU) ile SPD, uzun süren görüşmelerin ardından Bina Modernizasyon Yasası üzerinde uzlaşmaya vardı. Yeni düzenlemeyle, fosil yakıtlı ısıtma sistemi tercih eden ev sahipleri, gelecekte ortaya çıkacak maliyetlerin bir bölümünü kiracılarla paylaşmak zorunda kalacak.
Tagesschau’nun haberine göre, Siyah-kırmızı koalisyon, kamuoyunda “Isınma Yasası” olarak bilinen Bina Enerjisi Yasası’nı yeniden düzenlemeye hazırlanıyor. Taraflar arasında uzun süredir anlaşmazlık yaratan en önemli başlıklardan biri, kiracıların artabilecek ek giderlere karşı nasıl korunacağıydı. Varılan uzlaşmayla birlikte yasanın kısa süre içinde Bakanlar Kurulu’na sunulmasının önü açıldı.
Kiracıyı koruyan düzenlemede uzlaşıldı
Yeni gazlı ya da mazotlu ısıtma sistemleri, önümüzdeki yıllarda kiracılar için daha yüksek ısınma faturaları anlamına gelebilir. Bunun başlıca nedenleri arasında fosil yakıtlara yönelik CO2 vergisi, artan şebeke ücretleri ve yakıt maliyetleri bulunuyor. Kiracılar, ev sahiplerinin hangi ısıtma sistemini tercih edeceğine karar veremediği için bu maliyetlerin tek başına onlara yüklenmemesi hedefleniyor. Buna göre, bir binada fosil yakıtla çalışan ısıtma sistemi kurulması halinde ev sahipleri de yakıt ve şebeke maliyetlerine katılacak.
Federal Adalet Bakanı Stefanie Hubig, anlaşmayı “taşıyıcı ve adil, iyi bir uzlaşma” olarak nitelendirdi. Hubig, “Ev sahipleri fosil yakıtlı bir ısıtma sistemi kurduklarında bu durum kiracıları da etkiliyor. Bu nedenle ekonomik sonuçları tek başlarına onların üstlenmesi kabul edilemez. Gelecekte ev sahipleri de ek giderlere katılmak zorunda olacak. Bu da kiracıların yükünün hafiflemesi anlamına geliyor” dedi.
Bu yazı dikkatinizi çekebilir: Almanya’da ev sahibi olmak ve zorlukları
Federal Ekonomi Bakanı Katherina Reiche de düzenlemenin önündeki son engelin aşıldığını belirterek, “Kiracı koruması konusunda varılan anlaşmayla son yapboz parçası da yerine oturdu; Bina Modernizasyon Yasası’nın önü açıldı” ifadelerini kullandı.
SPD Meclis Grup Başkanı Matthias Miersch ise iklim korumasının kiracılar açısından ödenebilir kalması gerektiğini vurguladı. Miersch, “İklim koruması kiracılar için karşılanabilir kalmalı. CO2, şebeke ücretleri ve biyogaz konularındaki maliyet risklerinin tutarlı biçimde yarıya indirilmesini sağlamayı başardık” dedi. Düzenlemenin, ısıtma sistemi değişiminden sonra mevcut ve yeni tüm kira ilişkileri için geçerli olması planlanıyor.
Kademeli geçiş sistemi
Koalisyonun reform kapsamında mevcut yasadaki yüzde 65 yenilenebilir enerji şartını kaldırmak istediği belirtiliyor. Bu kural, yeni kurulan ısıtma sistemlerinin en az yüzde 65 oranında yenilenebilir enerjiyle çalışmasını zorunlu kılıyordu. Yeni planla birlikte gazlı ve mazotlu ısıtma sistemlerinin kurulmasına yeniden izin verilmesi öngörülüyor.
Ancak bu sistemlerin 2029’dan itibaren kademeli olarak daha fazla iklim dostu yakıt kullanması gerekecek. Biyometan ve sentetik yakıtlar bu kapsamda değerlendiriliyor. 2040’a kadar dört aşamalı bir geçiş modeli planlanırken, mevcut ısıtma sistemleri için de 2028’den itibaren “yeşil gaz kotası” getirilmesi gündemde.
Alman Kiracılar Birliği anlaşmayı olumlu karşıladı. Birliğin Başkanı Melanie Weber-Moritz, “Maliyetlerin kiracı ile ev sahibi arasında yarı yarıya paylaşılması, daha fazla adalet için önemli bir adım olur” dedi. Ancak kiracıların daha güçlü korunması için ısınma maliyetlerine üst sınır getirilmesi gerektiğini savundu.
Mülk sahipleri derneği Haus & Grund düzenlemeye karşı çıktı. Dernek Başkanı Kai Warnecke, anlaşmanın siyasilerin sorunu çözmekte yetersiz kaldığını gösterdiğini savundu. Warnecke, devletten kaynaklanan maliyetlerin ev sahiplerine yüklenmesini yanlış bulduklarını ve bunun kiracı koruması olarak sunulmasını eleştirdi.




