İmamoğlu çifti, Almanya’da“özgürlük savaşçısı” olarak onurlandırıldı

Gamze Nur Ergil

Yayın: 7 Mayıs 2026

Okuma süresi: 3 dakika, 58 saniye

Paylaş:

Almanya’da düzenlenen Ludwig Erhard Zirvesi’nde, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile eşi Dilek Kaya İmamoğlu “iki özgürlük savaşçısı” olarak onurlandırıldı. Weimer Media Group tarafından organize edilen zirvede, İmamoğlu çiftine değinirken, Türkiye’de demokrasi, basın özgürlüğü ve yargı süreçleri öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

DW Türkçe’nin haberine göre, zirvenin açılış konuşmasını yapan Weimer Media Group Genel Yayın Yönetmeni Christiane Goetz-Weimer, Ekrem İmamoğlu’nun “ifade özgürlüğü ve özgür seçimler uğruna mücadele ettiği için cezaevinde bulunduğunu” söyleyerek, “Ekrem İmamoğlu’nun çalışmaları bir şeyi açıkça ortaya koymaktadır: Demokrasinin gücü temelden büyür. Güven, katılım ve açık tartışma şehirlerde doğar. Canlı bir kent toplumu özgür devletlerin temelini oluşturur” dedi.

Tutukluluk süreci ve davalar gündemdeydi

Zirvede yapılan değerlendirmelerde, Ekrem İmamoğlu hakkında açılan davalar, tutukluluk süreci, seyahat kısıtlamaları ve kamuoyunun yargı süreçlerine erişimi ele alındı.

Christiane Goetz-Weimer, İmamoğlu’nun İstanbul’daki yönetim anlayışını “şeffaflık, diyalog ve vatandaş katılımını önceleyen bir siyaset” olarak tanımladı. Avrupa kurumlarının süreci yakından takip ettiğini belirten Goetz-Weimer, Avrupa Bölgeler Komitesi tarafından verilen Pawel Adamowicz Ödülü’ne de dikkat çekti.

İmamoğlu çiftinden zirveye mesaj

Zirveye video mesaj gönderen Dilek Kaya İmamoğlu, Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’deki tutukluluk sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Dilek İmamoğlu mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Ekrem İmamoğlu yalnızca özgürlüğünden mahrum bırakılmış bir insan değildir. Onun sesi ve sözü hedef alınmıştır. Onun görünürlüğü hedef alınmıştır. Onun halkla kurduğu bağ hedef alınmıştır. Biz bunu yakından yaşıyoruz. Aile olarak yaşıyoruz. CHP olarak yaşıyoruz. Ülke olarak yaşıyoruz.”

Türkiye’de gazetecilerin yargılandığını, bağımsız medya kuruluşlarının kapatıldığını ve sosyal medya hesaplarının mahkeme kararlarıyla engellendiğini belirten Dilek İmamoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Bu bir iç mesele değildir. Özgür basının olmadığı bir Türkiye yalnızca bizim değil, hepimizin, Avrupa’nın da sorunudur. Bu yüzden Türkiye ile yürütülen her görüşmede, her müzakerede basın özgürlüğü ve tutuklu gazeteciler yer almalı. Ekrem İmamoğlu’nun davası Avrupa kurumlarında takip edilmeli, izlenmeli, seslendirilmeli. Sessizlik, bu baskıya ortak olmaktır.”

Bu haber dikkatinizi çekebilir: Almanya’dan İmamoğlu çiftine cesaret ödülü

Ekrem İmamoğlu: “Sesimi de hapsetmek istiyorlar”

Ekrem İmamoğlu’nun zirveye gönderdiği yazılı mesajda ise Mart 2025’te tutuklandığı, sosyal medya hesaplarının kapatıldığı ve kamusal görünürlüğünün engellenmeye çalışıldığı ifade edildi.

İmamoğlu mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Bugün aranızda değilim. Sizlere Silivri’deki hücremden sesleniyorum. Sesimin size ulaşması bile başlı başına bir mücadeledir. Çünkü onlar yalnızca bedenimi değil, sesimi de hapsetmek istiyor.

Mart 2025’te tutuklandım. Hemen ardından yaklaşık 10 milyon takipçili sosyal medya hesabım mahkeme kararıyla kapatıldı. Posterlerim kaldırıldı. Adım, görüntüm, sesim kamusal alandan silinmek istendi. Bu bir tesadüf değil. Bu, bir siyasi rakibi susturma planının parçası.”

Türkiye’de medyanın büyük bölümünün hükümet etkisi altında olduğunu savunan İmamoğlu, bağımsız yayın organlarının dijital platformlarda varlık göstermeye çalıştığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Geriye kalan bağımsız sesler ise dijital platformlarda nefes almaya çalışıyor. Şimdi o nefesi de kesmek istiyorlar. Çünkü özgür medya aynadır. Gerçekten korkanlar ilk taşı aynaya atar.”

İmamoğlu mesajını şu sözlerle tamamladı:

“Ben susturulsam da gerçek konuşur. Ben görünmesem de millet görür. Bu ülkenin vicdanı yazmaya devam eder. Özgür basın yeniden konuşacak. Adalet yeniden ayağa kalkacak. Milletin iradesi önüne kurulan bütün duvarları aşacak.”

Yaklaşan etkinlikler