Almanya Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı (Bundesamt für Verfassungsschutz – BfV), Filistin yanlısı aşırılıkçılığa yönelik takibini genişletti ve Filistin haritasını temsil etmek amacıyla kullanıldığında karpuz sembolünü aşırılıkçı ve antisemitik bir sembol olarak sınıflandırdı.
Karpuz aşırılıkçı ve antisemik bir sembol olarak sınıflandırıldı
BfV’ye göre kesilmiş karpuz sembolü, İsrail sınırlarını çağrıştıracak şekilde kullanılıyor. Filistinliler ise bu sembolü uzun süredir Filistin bayrağının yerine kullanıyor. Çünkü 1967 Altı Gün Savaşı’ndan sonra işgal altındaki bölgelerde Filistin bayrağının gösterilmesi yasaklanmıştı. Karpuzun kırmızı, yeşil, beyaz ve siyah renkleri de Filistin bayrağını temsil ediyor.
Kurum ayrıca Filistin yanlısı gösterilerde görülen kırmızı üçgen sembolünü de Hamas’la ilişkilendiriyor. Çünkü Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugayları propaganda videolarında hedefleri kırmızı üçgenle işaretliyor. Ancak Filistinliler bu sembolü de uzun zamandır siyasi bir işaret olarak kullanıyor.
Anayasayı Koruma Teşkilatı, internet sitesinde dini olmayan Filistin yanlısı gruplar için ilk kez ayrı bir bölüm açtı. Kurum burada özellikle Berlin’de aşırılıkçı kişi ve gruplardan oluşan “sert bir çekirdek” oluştuğunu belirtiyor. Gösterilerde sık sık İsrail karşıtı ve bazen antisemitik ifadeler ya da görseller kullanıldığı ifade ediliyor.
Rapora göre seküler Filistin yanlısı aşırılıkçılık, İsrail’in Gazze ve Filistin politikalarına duyulan öfke üzerinden şekilleniyor. Yakınlarını kaybeden veya savaştan doğrudan etkilenen bazı kişilerin İsrail’e karşı güçlü duygular geliştirdiği, bunun bazen tüm Yahudilere yöneltildiği belirtiliyor.
BfV, son dönemde Filistin yanlısı bazı gruplarla Alman sol aşırılıkçı çevreler arasındaki iş birliğinin arttığını da kaydediyor. Ortak gösteri ve etkinliklerin daha sık düzenlendiği ifade ediliyor.
Bu haber dikkatinizi çekebilir:Merz: “7 Ekim, Yahudilerin tarihine kara bir gün olarak kazındı”
Ahtapot da antisemik kodlar listesinde
Kurumun yayımladığı “Gizli Mesajlar – Antisemitik Kodlar ve Şifreler” başlıklı 80 sayfalık broşürde başka sembollere de yer veriliyor. Bunlardan biri ahtapot figürü. BfV’ye göre ahtapot, antisemit çevrelerde sözde “Yahudi dünya komplosunu” simgeliyor. Ahtapotun kollarının her yere uzanması üzerinden, Yahudilerin dünyayı gizlice kontrol ettiği ya da her alanda etkili olduğu yönündeki komplo teorilerini anlatmaya çalışıyorlar.
Broşürde ayrıca özellikle aşırı sağ çevrelerde kullanılan bazı ifadeler de antisemitik kod olarak değerlendiriliyor. “Holokost dini”, “dayatılmış kefaret kültürü” ve “psikolojik soykırım” gibi ifadelerin, Holokost kurbanlarının yaşadığı acıları küçümsemeyi amaçladığı belirtiliyor.
BfV, “From the river to the sea – Palestine will be free (Nehirden denize Filistin özgür olacak)” sloganına da dikkat çekiyor. Ancak Alman mahkemeleri, bu sloganın yalnızca Hamas’la açık bağlantı kurulduğunda suç sayılabileceğine karar vermişti.
Uluslararası Af Örgütü’nden eleştiri var
Bu tartışmalar sürerken Uluslararası Af Örgütü de Almanya’yı eleştirdi. Amnesty International, 2025 raporunda Filistin yanlısı gösterilere katılan barışçıl kişilere karşı orantısız polis şiddeti kullanıldığını savundu. Kuruluş ayrıca Arapça ve İbranice sloganların topluca yasaklanmasından endişe duyduğunu açıkladı. “From the River to the Sea” sloganının yasaklanmasını ise “toptan kriminalleştirme” olarak değerlendirdi.
Öte yandan Hessen eyaleti, İsrail’in var olma hakkını inkâr etmeyi cezalandıracak bir yasa önerisini Federal Konsey’e sundu. Hessen Adalet Bakanı Christian Heinz ise böyle bir yasa çıksa bile İsrail hükümetine yönelik eleştirilerin meşru olmaya devam edeceğini söyledi.




